Nejat İşler:

Nejat İşler, ‘Gerçek Hesap Bu!’ adlı kitabıyla karşımızda... Kitabın geliri başkanı olduğu Gümüşlükspor'a bağışlanacak. 

Kitabı okuyunca hayat deneyimini daha çok sokaklardan kazanmış, bir sürü işe girip çıkmış, klasik oyuncu profillerinin dışında bir kişilik görüyoruz. Bütün bu deneyimler sana oynadığın rollerde avantaj sağladı mı? Yoksa “Onlar ayrı bir hayat pratiğinin ifadesiydi” mi diyorsun?

- Ben zaten oyunculuğa öyle metot açısından falan takılan tiplerden değilim. Birisi bana o rolü uygun görüyor, işin sahibine diyor ki “Bu Nejat’a yakışır.” Ve beni böyle çağırıp oynatıyorlar. Oyuncu olmamın nedeni de okulunu okumak... Ama gözlemci olduğum muhakkak, eskiden beri, çocukluğumdan beri hep gözlemlerim. Türk filmlerini seyretme alışkanlığım da babamdan geçmiştir. O çok sever. Sonra mesela Bomonti’de konfeksiyon işinde çalışırken, ceket taşırken, İzzet Günay’ın orada dükkânı vardı, gördüğümde onu izler, hareketlerine dikkat ederdim. Meraklıydım yani.

Hayat biçimin, zaman zaman magazin basınının malzemesi... Bunu da çoğu kez sana, senin adına iyilik yapıyorlarmış gibi sunuyorlar. Bu konuda neler söylersin?

- “Geçmiş olsun Nejat Bey.” Yaşadığım sağlık problemlerini kast ediyorlar ama üç yıldır, bu cümle var dillerde. “Geçti, geçti efendim” diyorum, anlatamıyorum. En son bir şey oldu, onu aktarayım: Artık o kadar sıkılmışım ki, birisi geldi “Karım çok üzülüyor” dedi. Ben de dayanamadım, “Çok özür dilerim” dedim ya. “Vallahi billahi başıma gelenlerden dolayı çok özür dilerim. Ama ne yapayım hayat işte” diye de ekledim...

Bu ‘halkımızın tepkisi’, ya basın?

- Ne desem boş... 2014 senesinde google’da en çok aranan isim benmişim. O kadar merak ediliyorum yani. Ne diyeyim ben şimdi? Geçen gece bir yerden çıktım, baktım gazetelere o gece “Sür” demişim “arabayı gazetecilerin üzerine.” Dudak mı okuyorsun ya da okuyorsun bari doğru oku. “Dikkat et” diyorum şoföre, sonra gazetelerde “Sür arabayı üstlerine” diye çıkıyor. Bu arada magazin programlarından annem sayesinde haberim oluyor, o bana benimle ilgili olan biteni naklediyor.

Hedefe konulduğun zaman cevap verme isteği oluyor mu?

- Eskiden çok üzülüyordum. İlk bu tezgâha düştüğümde diyeyim. Şimdi hiç üzülmüyorum demeyeyim de daha çok beni tanıdığını, sevdiğini söyleyen birinin söyledikleri üzüyor. Yani yakından geldi mi çok kötü oluyor. “Ulan sen de mi anlamadın” diyorum, “diğerleri önemli değil ama sen de böyle yaparsan” durumu yani.

Peki neler yaptın aradan geçen sürede?

- 2.5 yıllık sürede Gümüşlükspor macerası oldu, orada gencecik fidanlara futbol, hayat, doğru bildiklerimizi öğretme fırsatı bulduk. Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Bodrum Güzel Sanatlar Fakültesi’nde oyunculuk eğitimi veriyorum, deneyimlerimi, bilgi görgümü aktarıyorum. Onlarla sahne açtık. Kitap da aslında bütün bu çabalarımın bir uzantısı... Böyle gidecek bundan sonra. Başka türlü de gidemez benim hayatım.

Misafir Avatar
İsim
Email
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.